KÜLTÜRLERARASILIK VE KÜLTÜREL MELEZLİK EKSENİNDE STAR WARS: KABUKİ

Zeki Tüzün

Yirminci yüzyılın sonlarına doğru belirginleşen küreselleşme olgusu, sanatın anlamını ve işlevini radikal biçimde dönüştürmüştür. Küreselleşmenin etkisiyle sanat, artık yalnızca belirli bir kültürün, toplumun ya da coğrafyanın kodlarıyla sınırlı biçimde okunabilen bir üretim alanı olmaktan çıkmıştır.

Günümüzde sanat, farklı kültürel söylemlerin karşılaştığı, iç içe geçtiği ve zaman zaman birbirini dönüştürdüğü çok katmanlı bir yapıya evrilmiştir. Bu dönüşüm yalnızca tematik ve estetik düzeyde değil, aynı zamanda üretim, sunum ve tüketim biçimleri açısından da kendini gösterir. Yerel olan, evrensel temsillerle iç içe geçerken; evrensel olan da yerel estetik biçimlerle yeniden yorumlanır. Böylece sanat, kültürel olarak hibrit bir yapıya kavuşarak farklı coğrafyalardan gelen sembolleri, anlatı tekniklerini ve ifade biçimlerini bir arada barındıran bir mecraya dönüşür. Bu hibrit alan kuşkusuz ki yalnızca kültürlerarası değil, aynı zamanda disiplinler arası bir estetik anlayışı da beraberinde getirir.

Geleneksel formlar çağdaş yorumlarla, akademik bilgi halk anlatılarıyla, dijital teknolojiler ise kadim sanatlarla iç içe geçerek yeni ifade alanları yaratır. Bu bağlamda sanat, artık durağan bir miras değil, dinamik bir etkileşim alanı olarak varlığını sürdürür; farklı kültürlerin ortak yaratıcılık alanına dönüştüğü, sınırların silikleştiği bir düşünsel ve estetik düzlemde konumlanır.

(…)

 

devamı için ABONE OL