TEKNOFOBİK BİR OLGU OLARAK YAPAY ZEKÂ KORKUSUNUN OYUN YAZARLIĞIMIZDA TEZAHÜRÜ

 Füsun Ataman

Bu yazı, 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz bir akademik çalışma ışığında, Türk tiyatrosunda yeni yazarların 2000’li yıllarda ivmelenen teknolojik gelişmeleri tematik seçimlerine nasıl yansıttıklarına değinmek ve aslında bu tezahürün tarihsel bir arka plana yaslandığına dikkat çekmek amacıyla kaleme alındı. Yazarların, 2000’li yıllardan bu yana uygulama alanları genişleyen yapay zekâ kavramına -diğer teknolojik konularda olduğu gibi- korku ve endişeyle yaklaştığını saptayan akademik çalışma, 2020 yılında yaşanan pandemi süreci sonrasında, ortalama üç yıllık bir süreçte Devlet Tiyatroları repertuarına kabul edilen oyunlar üzerinden yapılan tematik incelemeye yaslanmakta ve tarihsel açıdan bakıldığında ilk kez romantik akımla birlikte başlayan, teknoloji karşısında duyulan tedirginlik olgusunun günümüz ulusal oyun yazarlığında da etkili olduğunu göstermiştir (Ataman, Atakul, Yeşilkaya 2024).

Araştırmada, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Başdramaturgluk arşivi pandemiden sonraki üç yılı kapsayacak biçimde taranmış ve incelenen 215 eserden %40’ı için şu tematik genellemelere ulaşılmıştır;

  • Cep telefonu, internet, sosyal medya vb. teknolojik araçlar, oyunlarda gerilim unsurunu tırmandıran kurgusal/tematik ögeler olarak kullanılmaktadır.
  • Savaş temalı oyunlarda teknoloji desteği, şiddetin dozunu artıran bir unsur olarak kullanılmaktadır.
  • Sinema ve televizyon dünyasının arka planını (stüdyo ya da set ortamını) seyirciye açan oyunların sayısında artış göz çarpmaktadır.
  • Kamera, tv ekranı ya da monitör gibi cihazlar, teknolojik aletler, hatta projeksiyona yansıtılan çekimler; sahne üzerinde oyuncuya eşlik eden bir oyun kişisi ya da ya da oyun içinde oyun unsuru olarak kullanılmakta ve bu yolla yabancılaştırma etkisi kurulmaktadır.
  • Teknolojik aygıtların insanı farklı şekillerde tutsaklaştıran araçlar olarak kullanımıyla sistem eleştirisi yapılmaktadır.
  • Teknolojik araçların ütopik ya da daha çok distopik bir uzam yaratılmasına destek vermesi sağlanmaktadır.
  • Makine ya da robotların, yapay zekâ içeren yazılım ya da donanımların dünyayı ele geçirecek olması ihtimali karşısında duyulan korku/kaygı (teknofobi) temasına yer verilmektedir.
  • Teknoloji sayesinde geliştirilen yeni ilaçların insanları değiştirecek ya da hayatını tehdit edecek hâle gelmesinden ötürü duyulan korku/kaygı (farmakofobi) temasına yer verilmektedir. (…)