BİR DAKİKA BÜYÜKLER: EKREM SARP İLE KONUŞTUK
Cansu Arslan
Merhaba Ekrem, sohbete başlamadan önce bize biraz kendinden bahseder misin? Kaç yaşındasın, neler yapmaktan hoşlanıyorsun, nasıl birisin?
Benim adım Ekrem, 12 yaşındayım. Futbol oynamaktan çok hoşlanıyorum ama basketi ve voleybolu da çok severim. En çok resim yapmayı seviyorum. Onun dışında sanat olarak tiyatro en sevdiğim. Şarkı olarak RAP dinlemeyi seviyorum. Film olarak daha çok gerilim filmlerini seviyorum. Basıl biriyim derseniz, ben 12 yaşında ticaret yapan biriyim. Ticaret yaparak para kazanıyorum sonra da bazı hayvanların yani sokak hayvanlarının iyileştirme bedellerini karşılıyorum. Onun dışında kendime telefon da aldım.
Neler satıyorsun tam olarak?
Kitap satıyorum ben. Bazen de benim çok oyuncak arabam var, özel böyle, onları satıyorum. Satış yapmak çok güzel bir şey gibi geliyor bana, bu satışlardan kazandıklarımla aileme bir şeyler almak çok güzel geliyor. Bu arada benim bir de ablam var, hemşirelik okuyor. Okulu bitince yurt dışına gitmek istiyor. O yüzden ablam tekrar ülkesine dönüp burada hizmet etmek istiyor. Hani Mustafa Kemal Atatürk bazı kişileri yurt dışına göndermiş ya ablam da öyle olmak istiyor.
İkiniz de çok kıymetli gençlersiniz bu ülke için… Sokak hayvanlarına yardım etme konusunda ne kadar çok şey yaptığını biliyorum ama biraz daha açar mısın bu konuyu? Neden yapıyorsun bunu, sana neler hissettiriyor?
Hayvanlara yardım etmek, küçükken en sevdiğin oyuncağın alınması gibi sevinçli bir şey. O sokak hayvanlarının tatlılığını görünce zaten içinde bir şey oluyor. O kadar güzel bir şey. Maddi durumun iyi değilse bile bir kaba su koyup, bu yaz sıcaklarında onlara yardım etmek bile yeter aslında.
Bu genç yaşta ailenden para istemek yerine, emek verip kitap satıyorsun, oyuncaklarını satıyorsun ve bu emeğini sokak hayvanlarına yardım için harcıyorsun… Ne güzel bir çaba…
Evet, zaten emek vermeden kazandığın paranın tadı olmuyor ki. Emek verdiğin zaman tadı bir farklı oluyor, gerçekten.
Zaman içinde başarılarına şahit olacağımıza inanıyorum. Biraz da sanattan konuşalım mı? 12 yaşında genç bir arkadaşımız olarak sanat senin için ne ifade ediyor? Biraz geniş bir soru oldu belki ama aklına ilk neler geliyor merak ediyorum.
Benim aklım ilk tiyatro ve resim geliyor. Çünkü ben resim yapmayı çok seviyorum, o kadar iyi değilim ama önemli değil, yine de resim yaparken çok mutlu oluyorum. Tablolarım var. Zaten genelde hayvanları çiziyorum resimlerimde. Mesela bir tane kedim var, yanına arkadaş almak istiyorum ama annem izin vermiyor. Ben de bu resimlerimde o istediğim kedileri çiziyorum. Kedi, köpek, arkadaşlarımın köpeklerini de çiziyorum. Tiyatro konusunda da mesela komedi oyunlarını izlemeyi seviyorum. Aslıda en sevdiğim macera ama o tiyatroda çok olmuyor, genelde filmlerden izliyorum öyle macera falan. Ama tiyatroda komedi seviyorum en çok.
Tiyatro sahnesinde de macera hikayeleri izlemek ister miydin?
Evet, çok güzel olurdu ama sanırım o kadar imkân yok ülkemizde.
Belki bir gün olur… Peki tiyatroda, sahnede başka neler olsun, nasıl olsun isterdin? Var mı keşke şöyle olsun dediğin başka şeyler?
Bu işi gerçekten kaliteli çok güzel yapan yerler var ama bazı yerler de çok geçiştiriyor oyunları. Özellikle bazen tiyatroları izlediğimde sırf güldürmek için başka insanların kalbini kırıyorlar. Böyle bir şey bence doğru değil. Bir insanı güldürürken başka bir insanı ağlatabilir bu. Tiyatronun amacı zaten ya insanları güldürmek ya da bir konuya değinerek insanları bilgilendirmek değil mi? Şimdi isim vermeyeceğim ama bazı konuşma programlarında çok küfür oluyor mesela. Küfür güzel bir şey değil ki. Küfürlü tiyatro da yapılmamalı bence.
Peki sence sanat diye bir şey neden var? Neden yapıyoruz bir bunu?
Bu, yapılan sanata göre de değişir tabii. Mesela bir resim çizdin, sokak hayvanlarına mama verirken birini çizdin, bunu sergiledin, insanlar bunu görüp örnek alabilir. Bence sanatın en güzel yanı insanların örnek alacağı güzel şeylerin olması. İnsanlara yol çizebiliyor.
O zaman sanat yoluyla başka insanlara yön verebiliriz, onları bir düşüncede birleştirebiliriz. Doğru mu?
Evet, çok doğru. Tiyatrodan örnek vereyim, tiyatro tek başına yapılacak bir sanat değil, öyle değil mi? Herkese istediklerini söyleyebilirsin, bu çok güzel bir şey, birlik olmayı öğretiyor sana. Mesela bir düşünceyi yayabiliriz. Resimden örnek versem olur mu? Resimde sanatçı mutluluğu resmedebiliyor, bunu insanlara yayıp onları da mutlu edebiliyor. Renkler bunu çok kolay yapıyor, özellikle açık canlı renkler insanı çok mutlu ediyor. Ama koyu renkler tam tersi insanı daha kasvetli bir havaya sokuyor. Yani değindiği kelimeler, kelimeler derken renkler yani çok önemli oluyor. Gerçekten çok güzel bu sanat. Sanat olmasa dünyanın çekilecek bir yer olacağını düşünmüyorum. (…)

