MEDEA MATERIAL: BASTIRILANIN SESİ

Aslı Tirali

Irigaray’ e göre kadın dilde olmayan, temsil bulmayandır, dilde yok sayılır.  Dilde özne olamaz.  Dilde özne olan, dile egemen olandır, kendinden saymadığını dışarı atandır. Bu ataerkilin doğuşu ve kadının dışlanışıdır. Medea dilden dışarı atılır. O bir yabancıdır; doğulu bir barbar, bir büyücü, bir kadın ve bir annedir. Dilin kendisinde bastırılandır. Ancak bastırılan yalnızca anne değil, bir kadının bedenidir.

Kristeva’ya göre dilin ritmik akışı, anneyle kurulan ritmik bağda gizlidir. Bu akış dilin kendisindedir, kendisinde bastırılandır. Bastırılandır çünkü “anne” kökensel “abject”tir.  “Medea yerin altından, bir çukurdan, dilin kökünden seslenir.” Dili gibi bedeni de bastırılmıştır.  Bedenini annenin bedeniyle bir algılayan çocuk, özne olabilmek için kendini annenin bedeninden ayırmış, annenin bedeni dışarı atılmıştır. Arganotlular dilde tek başlarına özne olabilmek için kendilerini annenin, Medea’nın bedeninden, dilinden ayırırlar.  Annenin dili ve bedeni artık yabancıdır. Medea artık hem dilde olan hem de var olmayandır. Dilde bastırılan ama görünmeyen, dilde görüntüsü oluşmayandır.

Medea, Jason’dan intikam almak için çocuklarını öldürdüğünde kendi bedenini çocuklarından ayırır.  Bu ayrılık dilde özne olanın ötekini bastırışını, onu dilden çıkarışını, öldürüşünü andırır.  “Baba”, “anne”yi öldürür.  Medea, dildeki anne, baba gibi davranır.  Kendini annelikten ayırır.  Böylece anne bir kere daha ötekileşir. Dildeki yokluğu ile bağını kesen Medea dilde var olur.  Bastırılan görünür olur.  Çünkü Medea’nın sesi bedenidir. Bu ses bir beden gibi dilde görünür.  “Medea dilin sert duvarına tırmanmaya çalışır. Her defasında düşer. Sesi dilin yüzeyine çıkamaz. O da tırmanmayı başaramadığı duvarı yıkar.”  Dili yarar. Çatlaklardan dışarı, yukarı, yüzeye sızar. (…)