ÇEHOV’UN IVANOV OYUNUNDAN 

[Çeviri: Ataol Behramoğlu]

(İvanov masanın yakınında duraklar, başını eğerek durur.)

ANNA PETROVNA: (Kısa bir susuştan sonra) Niçin buraya geldi o kız? (Susar) Soruyorum sana: Niçin buraya geldi o kız?

IVANOV: Sorma Anyuta… (Sessizlik) Çok suçluyum. Nasıl cezalandırırsan cezalandır, bir şey demem, fakat… sorma… Gücüm yok konuşmaya.

ANNA PETROVNA: (Sert) Niçin buraya geldi o kız? (Sessizlik) İşte sen busun! Seni çok iyi anlıyorum şimdi. Senin nasıl bir adam olduğunu çok iyi görebiliyorum şimdi. Şerefsiz adam! Düşük yaratık!.. Anımsıyor musun, gelip beni sevdiğin yalanını söylediğin günü?.. Bir çocuk gibi kandım bu yalana; annemi, babamı, dinsel inancımı, her şeyimi, her şeyimi bırakıp seninle geldim… Her zaman yalan söylüyordun bana; gerçek üzerine, geleceğimiz üzerine, şerefli tasarıların üzerine her zaman, her zaman yalanlar söylüyordun bana… Söylediğin her söze inanıyordum…

IVANOV: Anyuta, sana hiçbir zaman yalan söylemedim…

ANNA PETROVNA: Beş yıl birlikte yaşadım seninle, bu beş yıl içinde üzüntü çektim, hastalandım, fakat seni hep sevdim… Putumdun benim… Peki, ne elde ettim buna karşılık? Bütün bu beş yıl boyunca en iğrenç şekilde aldattın beni…

IVANOV: Anyuta, gerçek olmayan şeyler söyleme. Hata işlediğim doğru, kabul ediyorum bunu, fakat bir kere bile olsun yalan söylemedim sana… Bu konuda hiçbir şekilde suçlayamazsın beni…

ANNA PETROVNA: Her şeyi apaçık görebiliyorum şimdi… Benimle evlenirken babamın ve annemin beni bağışlayacaklarını, para vereceklerini sanıyordun… Düşündüğün buydu…

IVANOV: Tanrım! Anyuta, niçin sabrımı sınayıp duruyorsun… (Ağlar.)

ANNA PETROVNA: Sus! Umduğun parayı elde edemeyince de yeni bir dolap çevirdin… Şimdi her şeyi çok iyi anlıyorum, apaçık görüyorum. (Ağlar.) Beni hiçbir zaman sevmedin, hiçbir zaman sevmedin, hiçbir zaman!..

IVANOV: Sarra, doğru değil bu!.. Ne istersen söyle, fakat yalancılıkla suçlama beni…

ANNA PETROVNA: Şerefsiz adam! Düşük yaratık!.. Lebedev’e borçlusun, sırf bu borçtan yakayı kurtarabilmek için kızın başını döndürmek istiyorsun, beni aldattığın gibi onu da aldatmak istiyorsun! Yalan mı?..

IVANOV (Boğulur gibi): Tanrı aşkına sus! Kendimi tutamıyorum… Öfkeden boğuluyorum… Seni… seni incitebilirim…

ANNA PETROVNA: Sen her zaman herkesi iğrenç biçimde aldattın, yalnız beni değil… Yaptığın bütün şerefsizce işleri Borkin’e yüklüyordun. Onların kime ait olduğunu anlıyorum şimdi…

IVANOV: Sarra, sus, git buradan, yoksa ağzımdan kötü bir şey çıkacak! Korkunç, kötü bir şey söylememek için kendimi güçlükle tutabiliyorum… (Bağırır) Kes sesini, çıfıt!..

ANNA PETROVNA: Kesmeyeceğim… Çok aldattın beni susayım diye…

IVANOV: Susmayacaksın öyle mi? (Kendisiyle savaşır) Tanrı aşkına…

ANNA PETROVNA: Şimdi git Lebedev’i aldat…

IVANOV: Peki, öğren öyleyse… sen, sen, çok kısa bir süre sonra öleceksin… Doktor söyledi, çok kısa bir süre sonra öleceksin…

ANNA PETROVNA: (Oturur, sönük bir sesle) Ne zaman söyledi? (Sessizlik)

IVANOV: (Başını avuçları içine alır) Tanrım, ne kadar suçluyum! (Hüngür hüngür ağlar.)

 ABONE OL