YENİ MEDYA SANATINDAKİ DİJİTAL YENİDEN ÜRETİME ANGELUS NOVUS’UN MERCEĞİNDEN BİR BAKIŞ
Gizem Orçin
Walter Benjamin (1892-1940), teknik eleştirisi yapan aydınlanmacı bir iyimser ve diyalektik düşünceyi benimseyen önemli bir kuramcıdır. Benjamin, yakın ilişkide olduğu Frankfurt Okulu temsilcilerinden farklılaşan özgün bir yaşama ve fikre sahipti. Eleştirel teoride sanat, burjuva toplumunun bir olumsuzlaması olarak negatif akılla temsil edilebilecek özgür bir alan olarak görülmekteydi. Özellikle yazım arkadaşı olan ve onu birçok konuda destekleyen Theodor Adorno bu konudaki karamsar fikirleriyle öne çıkmaktaydı. Benjamin ise gelişmekte olan teknik ilerlemenin tehlikeler kadar imkânlar da barındırdığını düşündüğünden eleştirel bir görsel kuram oluşturmayı tercih etmişti. Teknik ilerleme her türlü tehlikesine rağmen, umut nüvelerinin var olabileceği bir alandı. Benjamin benzer şekilde sanatı da işlevsel bir anlamla tanımlamaktaydı. Ona göre sanat, toplumsal çelişkiyi ortadan kaldırmak ve yanlış bütünün sığınağına dönüşmek için politize edilmeliydi.
(…)

