27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ ULUSAL BİLDİRİSİ
Metin Deniz
27 Mart Dünya Tiyatro Günü Kutlu olsun.
Sahne tasarımcısı ve yönetmenim. 1960 yılından beri bu işi yapmaktayım.
Bütün dünyanın tedirginlik içerisinde olduğu, ülkemizdeki adalet, hukuk ve benzeri tartışmaların alıp başını gittiği bu günlerde Dünya Tiyatro Günü nasıl yorumlanabilir?
Sanat ve savaş birbirine karşıdır.
İnsan da (insan olan) savaşa karşıdır.
İnsan sanatı sever, sanata düşkündür.
İnsan sanat için vardır.
İnsansız sanat olmaz, sanatı olmayan bir toplum da olmaz.
Toplumlar ise, asıl sanat aracılığıyla birbirleriyle tanışırlar, ilişki kurarlar, hesaplaşırlar. Tiyatro bu tanışıklığı, asırlardır var olan gücüyle sürdürür. Tiyatronun bu ilişkiyi sürdürebilmek için kullandığı araç ise insandır.
Tiyatro her zaman insanı sorgular. İnsandan aldığını insana verir. Sahnelenen her şey insanın kendi gerçeğidir. Jon Fosse’nin dediği gibi, “Tiyatro düşünmediklerimizi hatırlatıp, düşündüklerimizi irdelememizi sağlar.”
Örneğin, tiyatro sahnesinde deniz yoktur. Tiyatronun gücüyle insanlar, olmayan denizi görürler ve yaşarlar.
Tiyatro en yalın biçimde yaratıcılığı önemser, her insanda olan yaratıcılık gücünü pekiştirir, geçmişi hatırlayıp geleceğin planlanmasını sağlar. Dahası, isterse geleceği değiştirebilir.
Kısaca, zaman içinde sanat savaşı döver.
Metin Deniz Kimdir?
Haydarpaşa Lisesi’nde eğitim gören Deniz, 1957’de Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Üniversitesi) Resim Bölümü’ne girdi. Halil Dikmen, Cevat Dereli ve Zühtü Müridoğlu’nun öğrencisi oldu. 1961’de İstanbul Şehir Operası’nda dekoratör yardımcısı olarak göreve başladı. İlk dekor çalışmasını 1962’de İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda Zihni Küçümen’in yönettiği Orhan Kemal’in İspinozlar oyununda yaptı. Aynı yıl operanın dekoratörü oldu ve bu işi öğrenciliği boyunca sürdürdü. 1965’te Akademiden mezun oldu, Operadan ayrıldı ve özel tiyatrolarda dekoratör olarak çalışmaya başladı. 1974’te Şehir Tiyatrosu’na bağlı Deneme Sahnesi’nin kurulma çalışmasına katıldı. Burada Brecht’in Cesaret Ana, Peter Weiss’ın Marat/Sade ve Shakespeare’in Bahar Noktası oyunlarının çalışmalarına katıldı. 1975’te Şehir Tiyatrosu’nda Brecht’in Galileo Galilei oyununun yönetmenliğini ve sahne tasarımını yaptı. Metin Deniz, Fransa’da çoğunu Mehmet Ulusoy’un sahnelediği oyunların dekorlarını yaptı: Kafkas Tebeşir Dairesi (1974), Dans les eaux glacées du calcul égoiste (Bencil Hesapların Buzlu Sularında, 1977), Macbeth (1979). Ayrıca 1980’de Paris’te Luiz Menase’nin yönettiği 1001 Gece Masalları’nın, 1984’te Avignon’da Gerard Gelas’ın yönettiği Yaşar Kemal’in Bin Boğalar Efsanesi’nin, 1986’da Paris’te Halk Oyuncuları Tiyatrosu’nda Yılmaz Onay’ın yazıp yönettiği Sanatçının Ölümü’nün sahne tasarımlarını yaptı. Tiyatro, opera ve bale sahneleri için yaklaşık 200 dekor çalışması gerçekleştirdi, 1982’de Güzel Sanatlar Akademisi Osman Hamdi Salonlarında, bu çalışmalarının bir araya toplandığı ve İki Kalas Bir Heves adını verdiği toplu sergiyi açtı. Fransa, İsviçre ve İngiltere’de konuk sanatçı olarak çalışmalarını sürdürdü. Çeşitli filmlerde sanat danışmanlığı ve reji asistanlığı da yaptı.
Willem Dafoe, tanınmış Amerikalı aktör ve Venedik Bienali Tiyatro Bölümü’nün sanat yönetmenidir. Tiyatroda ise The Wooster Group’un kurucu üyelerinden olmuştur. New York’ta The Performing Garage’da yerleşik olan The Wooster Group (1977-2004) avangard tiyatro alanında kendilerine özgü bir yaklaşım geliştirmişlerdir. Dafoe daha sonra Robert Wilson, Marina Abramovic, Richard Foreman ve Romeo Castellucci ile de çalışmıştır. 1980’lerin başında sinemada da çalışmaya başlayan Dafoe, hem bağımsız hem de ana akım sinemada çok yönlü oyunculuğuyla uluslararası düzeyde takdir toplamıştır. Dört kez Academy ödüllerine aday gösterilmiş ve 2018 Venedik Film Festivali’nde “Coppa Volpi En İyi Aktör” ödülünü kazanmıştır. Tiyatroya bağlılığı, sanatsal bakışını ve oyunculuğunu şekillendirmeye devam etmektedir.

