PİPPA ADINDA BARIŞ
Umut Toprak
Pippa Adında Barış adlı oyun, Pippa Bacca’ya dair farkındalığımızı yeniden sorgulamamız gerektiğini düşündürüyor.
Pippa Bacca’yı tanıyor muyuz? Bir mağdur mu sadece? Pippa Bacca her şeyden önce barış için yürüyen bir sanatçı aktivisttir. Oyun ile hayata yaklaşan, yaşamın dramatik kavşaklarındaki oyunsu bir var oluş ile direnç gösteren biri. Onu sadece tecavüz mağduru bir kadın olarak görmek ona yapılan büyük bir haksızlık olur. Pippa’nın oyunsu var oluşu, yaşamın içinde eriyip giden, her eylemiyle adım adım örülen bir şiir gibidir.
Pippa ve Silvia iki arkadaş “farklı halklar ve uluslar arasında evlilik” sloganıyla, “barış gelini” adıyla ve beyaz bir gelinlikle Filistin’e kadar uzanan ve Tel Aviv’de bitecek olan bir yolculuğa çıkarlar. Bu bilinçli seçimlerle karar verilmiş bir yolculuktur.
Pippa ve Silvia 30’larında iki kadın. “Eğriyi doğruyu bilmenin arifesini geçmiş başrolünü oynadıkları hayatın kıymetini bilen iki kadın.” Bu sözlerle açılan oyun onların farkındalığının altını çizerken bugün verdikleri mücadelenin ne denli öncelikli olduğu ön plana çıkmış durumda. Bugün “ekstra large” bir menzil ile emperyalist kıyım en çok kadınları katlediyor. Savaştan en çok kadınlar zarar görüyor. Pippa bu yaralara merhem sürmek için çıktığı yolculukta erkek şiddetine maruz kalıyor, tecavüze uğruyor ve katlediliyor. Bu trajik vaka içimizdeki umutsuzluğu katlayan gerçekleri iyice açığa çıkardı. Ama biz Pippa Bacca’yı sadece bir kadın mağdur olarak görmemeliyiz. Onun bu dünyaya söylemek istediğini anlamalı ve kavgasını anlatabilmeliyiz. Bu korkunç olayın trajik kısmından inatla çıkıp onun düşüncelerini geleceğe taşımalıyız. (…)

