30 YILDA 29 FESTİVAL: ULUSLARARASI BURSA ÇOCUK VE GENÇLİK TİYATROLARI FESTİVALİ

Tülin Sağlam

1996’da ilk adımı atılan Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, pandemi arası dışında, 30 yıllık geçmişi boyunca kesintisiz devam ederek Türkiye’nin en köklü çocuk-gençlik tiyatrosu etkinliğine dönüştü. Festival, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) ve ASSITEJ Türkiye Merkezi iş birliğiyle hayata geçti.

Tiyatro festivalleri her zaman eğlenceden daha fazlası olmuştur; çeşitli toplulukları, farklı geçmişlere, statülere sahip insanları performanslara, atölye çalışmalarına ve tartışmalara davet ederek canlı buluşma alanları yaratır. Topluluk duygusunu ve iletişimi güçlendiren kamusal alanlar olarak hem geleneksel tiyatro mekânlarında hem de sokaklar, parklar veya halka açık diğer mekanlarda gerçekleşerek sanat formunu geniş bir kitle için daha erişilebilir hâle getirir. Yarattıkları sosyal ve ekonomik canlılıkla şehirlerin yaşamına önemli katkıları olur.

Bursa bir “festivaller şehri”. Festivallerin şehre kattığı değerin farkındalığıyla ulusal ve uluslararası anlamda birçok festivale ev sahipliği yapıyor. Bunlardan bazılarının tarihi 1960’lara uzanıyor. Ancak 1996 yılına kadar özellikle çocuklar ve gençler için düzenlenen bir festival olmamış. Devlet Tiyatroları oyuncusu olan ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı bünyesinde Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Birimini kuran Feyha Çelenk, 1995 yılında 2. Alaçatı Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivaline gözlemci olarak katılmıştı (ki o sırada ASSITEJ Türkiye Merkezi Alaçatı’daki festivalin paydaşlarından biriydi). Bursa’da da benzer bir festivali ASSITEJ Türkiye Merkezi iş birliği ile yapmak istediklerini iletti. Feyha Çelenk ve o zamanlar Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker ile ASSITEJ Türkiye Merkezi olarak Bursa’da buluştuk. İlk toplantıda bu festivalin uzun ömürlü olmaya aday olduğunu sezdik. Zira Çelenk ve Saker, klişeleşmiş çocuk ve çocuk tiyatrosu anlayışına sıkışmamış, genç seyircinin nitelikli sanat eserleriyle karşılaşmasını savunan iki aydın olarak onlar için yapılacak her tür sanatsal etkinliğin değerinin farkındaydı. (…)

devamı için ABONE OL